Reklam
Tarih : 2026-04-16 20:25:35

Erdoğan: İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Kıtaları ve kültürleri birbirine bağlayan renkleri ve motifleri aynı desende buluşturan güzel İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Asya'dan Afrika'ya, Latin Amerika'dan Avrupa'ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar arası birliğin genel kuruluna dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum 

Gelecek nesiller için umudu yeşertmek barışı sağlamak ve adaleti temin etmek temasıyla toplanan 152. Genel Kurul'un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Genel kurul kapsamında alınacak kararların yapılacak tartışmaların buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aramızdaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini Gazze'deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni ediyorum.

2026'nın ilk genel kuruluna başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisimizi Sayın Meclis Başkanımızı ve milletvekillerimizi ayrıca Tebrik ediyorum. Parlamentolar arası birlik tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. Herkes için demokrasi anlayışıyla parlamenter demokrasiye açılan birliğin siz kıymetli mensuplarına Bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum diyalog ve iş birliği imkanlarının arttırılması barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli buluyorum 152. Genel Kurul'un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. 

Kıymetli konuklar akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet krizi ile yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim.

Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır. Bizim Gazze'de, Ukrayna'da, İran'da, Afrika'da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır. 

Tabii milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düşüyor. Uluslararası kamuoyu Orta Doğu'daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son 2 ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran'daki savaşa kaymışken Filistin ve Lübnan'da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı, hem Filistin, hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. 

Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin'de de katmerlenerek devam ediyor. İsrail güçleri Ateşkes'in imzalandığı 10 Ekim 2025'den bugüne 755 Filistinli'yi şehit etti. 2 bin 100 kişiyi yaraladı. 7 Ekim 2023'ten bu yana 73 bin Filistinli Hayattan kopartılırken Gazze'de yaralananların sayısı 172 bini geçti. Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi Gazze'ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs Mescidi Aksa ve Batı şeriaya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddeti ile sürüyor. 

İsrail parlamentosunda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum. Kıymetli misafirler bölgemizdeki çatışma ortamı 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hakettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engeldir. 

Suriye'nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz birliği birlik ve toprak bütünlüğü temelinde Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada Libya'da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarımızı sürdürüyoruz. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna savaşını sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. 

Hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın güven duyduğu yegane ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan Güney Kafkasya'da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz. 

1963’ten bu yana gündemimizde olan Kıbrıs meselesinde ise adil kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanı çoktan gelmiştir. Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum. Değerli konuklar, eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor. 

Ancak Sudan'daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan'daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika boynuzundaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali'nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. 

Sahel bölgesi de dahil Afrika'nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle parlamentolar arası birliğin 152. Genel Kurulu'nun bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programımızı teşrif eden Siz kıymetli dostlarıma tekrar teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle kalın sağlıcakla”

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 kesanhaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.